Ekonomi bir türlü dikiş tutmuyor.
Tam “iyiye gidiş var” derken, küçük gelişmelerden “büyük yaralar”.
Yapısal reformları gerçekleştiremeyen ekonomilerin temel sancısı..
Elbette gelişmekte olan ülkelerin de en büyük yarası..
Oysa yapılacak şeyler belli; siyasetten çok “ekonomide ciddi gelişim”.
İşin alfabesi de şu; öncelikle üretimin arttırılması. Bunu gerçekleştirmek için de tarım ve sanayi için özel destek. Sözde değil özde tabii! Uluslarası rekabet için enerji maliyetine katkı, kredilerdeki yüksek faizin dengelenmesi. Ve tabii; kamudan başlayarak ciddi tasarruf önlemleri. Bu yapılırsa hem toplumun desteği sağlanır, hem de üretim için ciddi bir kaynak kazanılır.

Çok sık değinmiyorum; ama yurttaşlar uyarıyor; “Çalışma yaşamındaki sorunları da anlat...”

Elbette amacım kimseye ders vermek değil; ama sosyal güvenlik sisteminde de ciddi planlama eksikleri var. Yüksek maliyetle sigortalı işçi sayısını arttırmak mümkün değil. O zaman da sosyal güvenlik sisteminde denge kurulamıyor. Yani aktif - pasif dengesi dediğimiz temel olgu!

En az 3 çalışan bir emekliyi finanse etmeli; sıkı durun; bizde bu rakam 1.61. Yani 1.61 çalışan 1 emekliye bakıyor.

Üstelik 5 yıl önce 2.01 olan bu oran daha da düştü!
Açık söyleyeyim; bu gidişat sosyal güvenlik adına “tehlike çanı” demek.
Eski bir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak bu konuda uyarı görevim!

Ayrıca tarihe not düşeyim; toplum olarak yaşlandığımız için “sağlık sistemi” için de yeniden yapılandırılma şart!

Tablo böyle; ama korkmamak gerek.
Burası Türkiye ve geniş kaynaklar var; yeter ki doğru ve etkin kullanılsın!
Verimli planlama yapılırsa ve “sosyal güvenlikte piramit sistemi” doğru kurulursa “kadro bekleyen taşeron işçiler” sorununun da, staj ve çıraklık mağdurlarının beklentilerinin de çözülebileceği inancındayım..

Bir de toplumun yarısını oluşturan kadınlarımızın “doğumla birlikte emeklilik için gün biriktirme” isteminin de haklı ve yerinde olduğunu düşünüyorum.

Dedim ya; çalışma yaşamı ve sosyal güvenlik sistemi zorluklarla doludur; beceri ve liyakat ister.

Korku ve endişe ile değil; altyapı hazırlıkları, plan ve projeler ve çözüm önerileri ile geleceğe verimli hazırlanır...