1 Eylül 1922

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Türk Ordusu'na ithafen bir beyanname yayımlar: 'Bütün arkadaşlarımın Anadolu'da daha başka meydan muharebeleri verileceğini göz önüne alarak ilerlemesini ve herkesin zihinsel güçlerini, kahramanlık ve vatanseverlik kaynaklarını yarışırcasına göstermeye devam etmesini isterim. ORDULAR! İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR. İLERİ!'

29 Ağustos 1922

Başkomutan Mustafa Kemal, gece, Afyon Belediye binasının bir odasında Fevzi ve İsmet Paşalarla harp vaziyetini gözden geçirir ve o gün ile ilgili şöyle der: 'Üçümüz vaziyeti bir defa daha gözden geçirdik ve kesinlikle anladık ki, Türkün hakikî kurtuluş güneşi, 30 Ağustos sabahı bütün parlaklığıyla doğacaktır.'

4 Eylül 1922

Cephede bulunan Başkomutan Mustafa Kemal o gün İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Rauf Bey'den İstanbul'daki İtilâf Devletleri temsilcilerinin mütareke isteğini bildiren telgrafını alır. Ayrıca o akşam Gazi, Eşme'ye gelir.

2 Eylül 1922

Mustafa Kemal Paşa, bugün esir alınan Yunan Generali Trikopis'in kılıcını Kâzım (Özalp) Paşa'ya armağan eder ve şöyle yazar: 'General Trikopis'in eşyası arasında ganimet olarak alınan kılıcını, siz kardeşime takdim ediyorum.'

31 Ağustos 1922

Mustafa Kemal Paşa, sabah Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, I. Ordu Komutanı Nurettin Paşa ile beraber Adatepe bölgesine giderek muharebe meydanını gezer. Savaş alanını gezen Mustafa Kemal, yerde yatan ölüleri göstererek, 'Buna meşru müdafaa için mecbur olduk.' der. Yerdeki bir Yunan bayrağını da 'Bir milletin istiklâl alametidir.' diyerek yerden kaldırır.

3 Eylül 1922

Esir alınan Yunan komutanları General Trikopis ile General Diyenis, Uşak'ta Başkomutan Mustafa Kemal'in huzuruna getirilir ve Gazi, General Trikopis'e şöyle der: 'Vicdanınıza karşı vazifenizi yaptığınıza kani iseniz, içiniz rahat olabilirsiniz! En büyük komutanların bile esir oldukları tarihlerde yazılıdır. Meselâ size Napolyon'u gösterebilirim.'

Gazi ayrıca o gün, icra Vekilleri Heyeti Başkanı Rauf Bey'e telgraf çeker: '...Esir alman generallerle görüştüm. Kendilerini teselli ve misafir ettim. Alilerine sağlık haberlerini bildirmelerine müsaade ettim.'

30 Ağustos 1922

Yunan birlikleri Çalköy'de toplanır. Başkomutan Mustafa Kemal ve kurmayları düşmanın sarılmaya uygun olduğunu ve vakit kaybetmemek gerektiği konusunda karara varır. Saat 06.30'da talimat verilir. Kütahya'ya bağlı Dumlupınar'ın alınması ve Yunanlıların teslim olmaya mecbur edilmesi planlanır. Mustafa Kemal, harekâtı bizzat yönetmek için tepeye çıkar. Saat 14.00'da başlayan savaş bütün şiddetiyle akşama kadar sürer. Yunan birlikleri kaçamaz ve bağlantıları kopar. Bazı tümenleri Batıya çekilmek zorunda kalır. Dumlupınar Meydan Muharebesi Türk birliklerinin zaferiyle sonuçlanır.