Büşra ÇETİNKAYA / EGEDESONSÖZ – Tarımsal üretimde yaşanan sorunlar en çok küçük üreticiyi vuruyor. Ancak yerel yönetim desteğiyle ayakta kalan üreticiler, çalışmaya hevesli olsa da yüksek girdi maliyetleri en büyük dertleri…
Bal, zeytinyağı, erişte, tarhana, sabun üretip satan Bayındır Doğal Ürünler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, kurucu ortağı dışında bütün üyeleri kadından oluşuyor. Kadın üreticiler, çözüm üretmeye ve çalışmaya devam ederken tarımsal desteklerin artması gerektiğini söylüyor.
Bayındır Doğal Ürünler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ratibe Aysun Demirbağ, kooperatif olarak yaşadıkları sorunları ve çözüm önerilerini Egedesonsöz’e anlattı.
“ÜRETİCİNİN SORUNU YÜKSEK GİRDİ MALİYETLERİ VE PAZAR SORUNU”
Demirbağ, yaptığı açıklamada üreticinin yüksek girdi maliyetlerinden şikayetçi olduğunu söyleyerek “Ortaklarımızın hepsi çiftçi. Benim de çiftlikte hayvanlarım var ama ben satış yapacak kadar üretim yapmıyorum. Ortaklarımın ceviz, kiraz, kestane bahçeleri var. Onların sorunlarını konuştuğumuzda en çok girdi maliyetlerinin yüksek olduğundan bahsediyorlar. Mazot, gübre fiyatları oldukça yüksek… Kirazı zamanında değerlendirmek gerekiyor, beklememesi gereken bir ürün. Bayındır’da tarım arazisini satacak çiftçi yok. Genelde satma taraftarı değiller. Bizim pazar sorunumuz var. Ortaklarımız ürünlerini kooperatif aracılığıyla üretici pazarlarına götürüyorlar. Bunun haricinde başka pazarlar bulmak istiyoruz. Eğitimler alıyoruz, e-ticaret yapmak istiyoruz. Girdi maliyetleri yüksek ama çalışmakta sorun yok” dedi.
KOOPERATİFLERE YEREL YÖNETİM DESTEĞİ
Kooperatiflerin desteğe ihtiyacı olduğunu aktaran Demirbağ, yerel yönetimlerin kooperatif ürünlerinden alıp hediye sepeti hazırladığını söyledi. Demirbağ, Ekim ayında Avrupa Birliği hibesine başvurduklarını ve kooperatif üretim mutfağının ihtiyaçlarının bu hibeden karşılanacağını duyurdu.
“TARHANAYI DÜNYAYA TANITALIM”
Üretici sayısındaki düşüşe ve yaş ortalamasının yüksek olmasına değinen Demirbağ sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kooperatifimiz 9 yıllık, 2016’da kuruldu. Yaş ortalaması 40’ın üzerinde. Yeni nesil ile birlikte internet satışı, medya üzerinden uyum sağlamaya çalışıyoruz. Bunun için gençlere de ihtiyacımız var. Ortaklarımızın çocuklarını teşvik etmeye çalışıyoruz, onları ortak yapıyoruz. Geçenlerde ben de e-ticaret eğitimine katıldım, gençleri de götürdüm. Çalıştaylara, toplantılara katılıyoruz. Sorunlarımızı dile getiriyoruz, çözüm önerilerimizi sunuyoruz. Örneğin, bütün kadın kooperatifleri tarhana üretiyorlar. Erişteyi geçtim. Bütün ülkelere, tarhanayı üst birlikler yoluyla ihraç etmeyi önerdim. Bilmeyen ülkelere bu şifalı ürünümüzü sevdirebiliriz. Tarhanayı dünyaya tanıtalım. Bu hem ülkemize katma değer katar hem kooperatifteki kadınlara destek olur. Hepsi tarhana üretiyor ve çok az karla satıyorlar. Kooperatif deyince ucuz mal geliyor akıllara halbuki öyle değil. Bir makarna suyla değil, 1 kilo una 3 yumurta koyarak veya 1 bardak süt koyarak yapılıyor. Rekabeti zorluyor ama ağız tadını bilen, kooperatifin yaptığı ürünün tadını alan kooperatifi tercih ediyor. Kooperatiflerde satılanlar değerini bulmuyor. Şifa niyetine bu çorbamızı tanıtırsak çok faydalı olacağını düşünüyorum.”