HABERLER>MAGAZİN
10 Ağustos 2011 Çarşamba - 11:38

'Evet aşığım'

"Yakar Geçer" albümüyle yaza damgasını vuran Ajda Pekkan, tutkularını, aşklarını ve yeni koleksiyonu Ajda Pekkan Private Collection'ı Hello! dergisine anlattı.

 Evet aşığım

İSTANBUL - Adı geçtiğimiz haftadan beri evli işadamı Bülent Çavuşoğlu ile anılan Ajda Pekkan, "Ben hayatımda hep yanlış insanlar seçtim. Çünkü karşı tarafı hep kendime göre büyüttüm" dedi.

Bugünlerde tam anlamıyla gözlerinizin içi gülüyor. Bu, enerjinizin dışa vurumundan kaynaklanıyor olabilir mi?  
- Bu neşe ve pozitifliğimi illa ki bir duruma bağlamak istemiyorum. "Gözlerinizin içi gülüyor, âşık mısınız?" derseniz, "Evet âşığım" derim. Fakat bunu bir kalıba koymak istemiyorum. Çünkü bu sefer, o duruma kendimi şartlıyor gibi oluyorum. Yıllar sonra insanların seni hâlâ bu denli sevmesi ve ilgi göstermesi ister istemez kendini mutlu hissetmeni sağlıyor.
  
Aşkı anlatın desem?   
- Aşk, çok güzel bir duygu. İnsan bunu yakaladığı zaman mutlaka yaşamalı ve ben bu duyguya çok açığım...

Şimdiki aşklar, ilişkiler çok kısa sürede tüketiliyor...
- Benim dışarıyla hiç ilgim yok. Acaba ben tuhaf mıyım! Dışarıdakiler, normal insanlar. Ben o insanların yaşadığından çok daha farklı boyutlarda ilişkiler ve durumlar yaşıyorum. O yüzden de diğer insanların yaşadığı aşklar benim çok da farkında olmadığım durumlar ve bunları pek irdelemiyorum.

Sizin aşk tarifiniz nedir?  
- "O" anlar... Sorgusuz, koşulsuz, değiştirmeden ve olduğu gibi... Çünkü hesaplaşmalara girdiğin zaman onun adı aşk olmuyor.
Gözü kara gitmek midir peki aşk?
- Tam tersi, çok stratejik olmak lazım. Çünkü senin bir değerin var ve sen bilmezsen başkaları bunu hiç bilmiyor.

Ajda Pekkan'ın aynada kendine bakıp güldüğü zamanlar oluyor mu?
- Aslında hiç kendimi beğenmem. Bir tek sahnede kendimle barışık biriyim.

Sahneye çıktığınız an neler hissediyorsunuz?
- En başta çok heyecanlanıyorum. Her zaman dua ederek sahneye adım atarım. Sahneye çıktığım an o modu yakalayamazsam kahrolurum. O yüzden ilk kez sahneye çıkıyormuş gibi heyecanlanıyorum. Müziği duyduğum, o enerjiyi hissettiğim anda bende film kopuyor. Kendimi o atmosferin akışına bırakıyorum.

Ruhunuzu nasıl besliyorsunuz?
- Kendimi devamlı zinde tutarak. Birazcık boş kalsam romantikleşiyorum, duygusallaşıyorum ve arayışlarım artıyor. Yalnız, altını çizerek arayışları açıklamak gerekirse; o kadar alkış ve şöhretten sonra bir boşluğa düşüyorsunuz. O boşlukta bir hata yapmamak için devamlı kendini meşgul etmen gerekiyor. Mesela okumaya çok vaktim olmuyor ama basını yakından takip ediyorum. Başka takip edeceğim bir şey de yok açıkçası. Kitap okuyup da hayallere dalmamı gerektirecek bir durumum hiç olmadı; çünkü o hayatı zaten ben yaşıyorum...

Şu an yaşadığınız hayat, hayal ettiğiniz gibi mi?
- Çocukken hayalleriniz olur. Benim de şarkı söylemek hep hayalimdi zaten... Bu işte en iyisi olmak istedim.

Bu kadar ilgiden sıkıldığınız oluyor mu? Şöhretin getirdiği bazı negatif durumlar yaşıyor musunuz?
- Şöhretin insanlar üstündeki baskısını, şizofrenik durumunu ben kendi içimde çözmüş biriyim. Bu konuda istenen yardımlara ise sadece tevazu olarak karşılık verebilirim. Kendi yaşamımın içindeki dürüstlüğüm kadar yardım edebilirim, kadın olduğum kadar sevebilirim, şöhret olduğum kadar da onu ayrıştırabilirim.

Bütün yaşanmışlıklardan sonra susmak iyi bir şey mi?
- Her zaman... Çünkü susmak sana her durumda daha çok puan kazandırıyor.

Peki ya içinizde kalanlar?
- İşte o yüzden şarkı söylüyorum, işte o yüzden spor yapıyorum, işte o yüzden bu kadar dışa vurumum var. Ama aslında bir o kadar da hayatımı içbükey olarak yaşıyorum. Kendimi "secret" olarak ilan ettim. Çünkü öyle olmayı seviyorum.

İçinizde biriktirdiklerinizi bir gün kitap olarak okuma şansımız olacak mı dersiniz?
- Çok istiyorum aslında... şu zamana kadar verdiğim röportajlarda hep kısa kısa cümleler olarak kendimi ifade edebildim. Puzzle gibi... Hayatında sana ait bir felsefenin olması lazım. Bu da üç satırla olacak bir şey değil...

Sizin hayat felsefeniz nedir?
- Bu dünyada var olmak... Hayata güzel bakmak, insan gibi durabilmek, sadece şöhret boyutunda yaşamak değil, evrenin bir parçası olarak kişilere faydalı olabilmek... Bütün bu anlattıklarım bir araya geldiğinde benim felsefem şifre gibi kendini çözecektir. Bir gün dolaylı olarak eğitmenlik yapabilmek, hatta bizzat seminerlere katılabilmek istiyorum. Anlatmak istiyorum, paylaşmak ve o sorulara cevap vermek istiyorum.

Olaylara kaderci mi yaklaşırsınız, yoksa planlar yapar mısınız?
- Ne kadar plan yapsan da bir yerden sonra tıkanıyorsun. O zaman olaylara daha kaderci yaklaşman gerekiyor. Bazen yanlış hesaplar yapabiliyorum. Mesela kaç kere yanlış insanlar seçtim sevgide... Ben hayatımda hep yanlış insanlar seçtim. Çünkü karşı tarafı hep kendime göre büyüttüm. Şimdi ise mutlu olmak, olduğum gibi olmak ve beni böyle kabul edecek birini istiyorum.

Genelde ilişkilerde sahiplenen de kendi içinde noktayı koyan da yine kadın oluyor...
- Erkekler eşek arısı gibidir. O kadar karışık ki ilişki dediğin durum; yaşamadan, gözyaşı dökmeden, kendi aptallığını ilan etmeden anlaşılmıyor.

Hayatınızda öğrendiğiniz en önemli ders ne oldu?
- Hayatta yaşadığım her şeye şükredebilmek.

Yakın zamanda bir marka için kendi adınızı da taşıyan bir koleksiyon hazırladınız. Bu ilgi nasıl ortaya çıktı?
- Ben çocukluğumdan beri resim yapmayı çok severdim. Hatta babam iyi bir ressam olacağımı düşünürdü. Özellikle karakalem çalışmalarım vardı. Brigitte Bardot çizimlerim hâlâ duruyor. İlkokuldayken kompozisyon çalışmalarında sınıftaki arkadaşlarıma yardım ederdim. Nasıl yapardım bilmiyorum ama hem kıyafet keser hem de suluboya ile onları boyardım. Eğer geliştirebilseydim, çok güzel karakalem çalışmalarım olurdu. Ama hayat buna müsaade etmedi. 17 yaşından itibaren çalışmak durumunda kaldım. Şimdi ise bu hayalimi hazırladığım koleksiyonla ortaya çıkarıyorum.

Bir de Raisa ve Vannessa Sason ile Ajda Pekkan Private koleksiyonunu hazırladınız.
- Benim hep hayalini kurduğum bir çalışmaydı.

 
 
Kılıçdaroğlu’ndan adaya saldırı sonrası ilk açıklama
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Arkadaşına sarılırken burnunu kırdı!
Oyuncu Gamze Topuz, yolda karşılaştığı bir arkadaşına sarılmak isterken başına iş aldı!
Saba Tümer Çeşme gecelerinde
İzmirli ünlü sunucu Saba Tümer, bu sefer de Çeşme’de Cevahir Holding’in ...
Onu bu ölümler yıktı
Teoman’ı müziği bırakmaya götüren sürecin ayrıntıları ortaya çıktı.Yakın ...
 
‘Emine Hanım ‘kızlara bağırma’ dedi’
Modacı Nur Yerlitaş, Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kendisini ...
‘Ayşe’nin raporu var’
Kayserisporlu futbolcu Önder Turacı, kendisine boşanma davası açan Ayşe ...
‘Eşyaların çöpte’
Demet Akalın’la Önder Bekensir’in arası yeniden açıldı. Sebep bu kez Bekensir’in ...
 
İkoncan boşanıyor
Geçen ay kendisi Göcek’teyken 8 yıllık eşi Yurdal Sert tarafından Bodrum’da ...
Setten ilk kareler
Merakla beklenen “Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm” filminin setinden ilk fotoğraflar ortaya çıktı.
Aşklarını Çeşme'de itiraf ettiler
Kanal D’nin izlenme rekorları kıran "Öyle Bir Geçer Zaman Ki" dizisinin ...
 
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Dün ve bugün Türkiye (4) Önce bakkallar azaldı!
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
İyi oyuncu, kötü politikacı!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Siyasi yasak gelirse ne olacak?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Horus'un Gözü
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Çiğli Güneş Ülkesi
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
'Eskidendi çok eskiden...'
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Metanoya!
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Türkiye'nin İslam’la sınavı
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
12 Eylül ve yeni Anayasa
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Atatürk’ün Toprak Kanunu ya da feodalizmin tasfiyesi uğraşısı
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva