Günün Haberleri Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Künye İletişim Son Dakika Ekle RSS
DOLAR
2,0937
EURO
2,8234
IMKB
83,825
ALTIN
86,902
IZMIR
Değiştir
  Bugün   Cuma   Cumartesi
34 / 23 °C 34 / 24 °C 35 / 25 °C
 
Güncel Yerel Yönetimler Ege Ekonomi Politika Spor Kültür - Sanat Dünyadan Magazin Sağlık
 
   
  Prof.Dr. Meltem ONAY meltemonay@gmail.com  
Siyasette kadın farkı
05 Eylül 2013 Perşembe

Siyaset konuları ile ilgilenmeye başladığım dönemden bu yana, özellikle kadınların siyasete katılım oranları ile ilgili hep heyecan duydum. Bugünlerde İzmir’de ve Türkiye genelinde “yerel yönetimlere” aday olan kadınları takip ediyorum. Bir ölçüde halkın nabzını da ölçmeye çalışıyorum. Bu araştırmanın bütün partiler için, aslında gelecek dönemler için de yararlı olacağına inanıyorum. Ben inancımı sürdürüyorum ama realite tabiî ki benim düşündüğüm ya da beklediğim gibi değil. 2011’de yapılan son milletvekili seçimlerinde kadınların Meclis’te Cumhuriyet tarihinin en yoğun temsil oranının elde edildiği gözlemlendi. Bu oran %14 düzeyinde.. Ancak yerel düzeyde “kadının adı bile yok”. 2009 yerel seçimlerinde seçilen belediye başkanlarından sadece yüzde 0,9’u kadın. Belediye meclis üyelerinin yüzde 4,2’si ve il genel meclis üyelerinin yüzde 3,3’ü kadın.. Yerel yönetimlerde tüm bu veriler toplandığında kadın kadının temsil oranı ne yazık ki yüzde 1,2..
Neden böyle oluyor? Neden kadınlar pek çok alanda bu kadar başarılı iken, siyasette “sınıfta kalıyor” ve bir adım bile ilerleyemiyorlar?. Bu sorunun cevabı belki de sorunun kendi içinde.. “kadın neden siyasette olmalı?” sorusuna verilen yanıtlar, zaten kadının siyasete girişindeki engellerin de tespit edilmesinde önümüze büyük bir kapı açmakta. Ben de, bir araştırmacı olarak bu kapının arkasındaki sırları bulmak amacıyla Konak Belediye Başkan yardımcımız “Serpil Güngör”e, kadınlar açısından siyasetin önündeki engelleri sordum.
Serpil Güngör’ün soruya verdiği ilk karşılık: “çünkü; nüfusumuzun yarısı kadınlar” oldu. Bu gerçekten hareket edilirse de, kadınların mutlaka her alanda %50 oranın da yer almaları gerekiyor. Yani, Türkiye Millet Meclisi’nde, Belediye’lerde,Muhtarlık’larda, Belediye Meclis Üyelikleri’nde, İl Genel Meclisleri’nde..
Şu anda Türkiye genelinde kanun yapıcıların büyük çoğunluğunun “erkek” oldukları dikkate alındığında ise, kadınların seçilmesinin pek de mümkün olmadığı ortada.. Nitekim partilerde bu gerçeği kavramış gibi gözüküyorlar. Örneğin CHP ilk defa %33’lük bir “kadın kotası” koyduğunu beyan etti. Ancak bunun uygulamaya geçmesi delege sistemiyle mümkün bile değil. Bu da sistemde halen “kadının” yerinin olamayacağının ilk duyurularını bize gösteriyor. Kadınların siyasete katılımında pek çok engel var. Sadece bir tane değil.. Erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz. Erkek ve kız çocukların eğitimi ve yetiştirilmesinde ayrımcılık yapıyoruz. Kadın ve erkek ayrımını aile içinde açık bir şekilde ortaya koyunca da, bir de evdeki erkekler için mücadele etmek zorunda kalıyoruz yıllar sonra… Çalışan bir iş kadını, iş yerinde erkek meslektaşları ile mücadele vererek, kariyer basamaklarına tırmanmaya çalışıyor.
Son yıllarda “değişen” güzel gelişmeler var. Erkekler de kadınların “yönetsel becerileri”nin farkına varmaya başladılar. Çok ilginçtir ki, kadınlar: kanunlara daha fazla riayet eden, karar aşamalarında daha cesur, aynı anda birden fazla işi yapma yeteneğine sahip özel varlıklar. Serpil Güngör, reklamlar da olduğu gibi: “günümüz kadını artık hem çocuk yapıyor, hem de kariyerlerini” diyor.
CHP’nin son seçimlerde “aday ücreti” almamış olması, şüphesiz kadınların yerel siyasette seçilmelerine yardımcı olmayacaktır. Ancak bu yeni uygulama bile yönetimde söz sahibi olan erkeklerin, nüfusun yarısını oluşturan kadınların, bir “birey” olduklarını hatırlaması açısından önemli bir adımdır. Serpil Güngör’e göre, yerel seçimlerde “kadın belediye başkanı” sayısının İzmir’de özellikle çok artacağına yönelik olumlu düşünceleri var. Özellikle İzmir’in Amazon kadınlarına” alışık olduğunu düşünüyor, bu nedenle de muhtemel 30 ilçenin 10’unda bu seçimlerde “kadın belediye başkanı” nın çıkacağını söylüyor. Bu aşamada, “nitelikli kadın adaylar”ın kendi işlerini bırakarak, siyasete atılma cesaretini kendilerinde bulmalarında belki küçük bir sorun yaşanılabilir.
Yıllar önce yapmış olduğum bir akademik çalışmada, İzmir’de 50 üst düzey yönetici kadın üzerinde yaptığım araştırmada: “neden, bu başarınızı siyasette göstermiyorsunuz?” sorusuna aldığım yanıtlar, kadınların siyasete bakış açısını da açıkça göstermekteydi. Kadınlar: “siyasetin belirsizliğinden” çekinmekteydiler. Her meslekte kariyer yapmaya kararlı olan bir birey, adımlarını ne şekilde atarsa, nereye ulaşabileceğini görebilir ve buna göre bir “hedef” belirleyebilir. Ancak siyasette böyle bir hedef sadece kadınlar için değil, erkekler için bile mümkün değil. Çünkü, her karar Genel Başkan’ın “iki dudağı arasında” Böyle olunca da, emek sarf ettiğin yılların bir anda hiç yaşanmamış gibi “sıfırlandığını”nı hiç kimse görmek istemiyor. Bu aşamada kadınların tek bir şansı var. “Kadın dostu” siyasetçiler. Kadınların siyasette başarılı olacağına inanan erkekler ile yola çıkmak gerekiyor bu “sancılı yolda”…
Serpil Güngör’e: “aday kadınların seçilmesi için, neler yapılmalı?” sorusunu sordum. Her bölgede aday olan kadınların ve onu destekleyen kişilerin bitip tükenmek bilmeyen bir “enerji” ile genel merkezlerine faks ve mail yazmaları gerektiğinden bahsetti. “Gösteri” hakkımızı bu aşamada kullanmak zorundayız. Bazen elimize “pankartlarımızı” alarak nüfusun yarısını oluşturan kadınların da siyasette olmaları gerektiğini anlatmak gerek topluma…. Burada tek bir ses olmak önemli… Bir kadının sorununu ancak bir kadının anlayabileceğini anlatmak zorundayız. Geçmiş yıllara baktığımda, bu ülkede Kadından Sorumlu Devlet Bakanı’nın “erkek” olduğu yılları hatırlıyorum.
Siyasette kadın sayısının artmasının ne tür avantajlar getireceğini eğer anlatabilirsek seçmene, inanıyorum ki, seçim kararı veren yöneticiler de bizlerle aynı düşünceye sahip olacaklardır. Bu avantajlar arasında; kadınların meslek edinmelerine yönelik kurslar, iş hayatına girmelerine engel olan faktörler için kolaylıklar sayılabilir. Kadınların iş hayatına girmesini engelleyen en önemli iki etkenden birisi “çocukları ve yaşlılarıdır”. Serpil Hanım’a göre, kadın siyasetçi sayısı yerel yönetimlerde daha etkili olmaya başlar ise, bu sorunlara da çözümler üretmeleri daha kolay olacaktır.

1934 yılında Ata’mız kadınlara seçme ve seçilme hakkını “altın tabakta” sundu bizlere. Belki de bu nedenle kıymetini bilmek mümkün olamadı. Kadının adı vardı o yıllarda, şimdi bu neredeyse yok oldu gitti. Siyasette toplumu anlayan ve kucaklayan, siyasi bilgisi yüksek, yönetici becerileri açısından başarılı pek çok kadınımız var çevremizde. Serpil Güngör’e göre, bu kadınlarımızın da: “egolarından arınarak, hırslarını bir şekilde bırakarak” aday olmalarını sürdürmeleri gerekiyor. Bir kadın eğer seçilmedi ise, diğer bir kadın aday desteklemek zorunda ki, gelecek Türkiye’sinin çehresi değişebilsin..2014 yılı, “yerel seçimler” yeni bir “çağ” atlamak için büyük bir “fırsat”.. Kadın belediye başkanlarına ortam yaratmak hepimizin elinde.. Bir faks, bir mailde siz çeker misiniz? Genel Merkez Başkanları’nı belki etkileme şansımız olabilir?!!                                                                          


E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR    Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
 

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
 
 
 
   
 
berna
05 Eylül 2013 Perşembe 20:34
sevgili meltem hanım yazınızdan dolayı sizi kutlarım ben de İzmirde yaşayan bir kadın olarak artık kadın belediye başkanlarının olmasını istiyorum bazen açılışlara gidiyorum sahnede belediye başkanları oluyor hepsi erkek artık gözüme batıyor bu olay biz kadınlar izmirin nüfus olarak yarısıyız ama 1 tane temsilcimiz yok bu seçimlerde kadın belediye başkan adayları istiyoruz en azından 3-5 tane olmalı kadın dostu izmirimizde artık bu duruma dayanamıyoruz
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100
 
FACEBOOK YORUM Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
 
Radyo Pause - T?kla Dinle
YAZAR CAFE
ÇOK OKUNANLAR
RÖPORTAJLAR

 
Levent PİRİŞTİNA
 
Buca’nın gönlü rahat olsun, kenti emin ellerde

 
Selçuk KOZAĞAÇLI
 
Soma, acısını tam kavrayabilmiş değil…

 
Ercan DEMİR
 
Bakanlığın hazırladığı taslak, avukatlığı bitirir!

 
Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU
 
Hukuk devletini savunmak Haşim Kılıç’a kalmışsa…
SPOR CAFE
 
 
Bu ayıp İzmir’in
 
Suavi YARDIMOĞLU
 
 
Sözümüz meclisten içeri!
 
Adnan ÖZBAĞCI
 
 
Gazeteci sansüre direnendir!..
 
Nüvit TOKDEMİR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
 
 
  •Künye
  •İletişim
  •Reklam
  •Sitene EKle
  •GÜNCEL
  •YEREL YÖNETİMLER
  •EGE
  •EKONOMİ
  •POLİTİKA
  •SPOR
  •KÜLTÜR-SANAT
  •DÜNYADAN
  •MAGAZİN
  •SAĞLIK
  •İZMİR
  •KÜLTÜR-SANAT
  •BİLİM VE TEKNOLOJİ
  •DÜNYA
  •GÜNCEL
  •SPOR
  •MAGAZİN
  •EKONOMİ
  •SİYASET
  •SOSYAL MEDYA
  •DÜNYA
  •İZMİR
  •SOSYAL MEDYA
  •MAGAZİN
  •SPOR
  •KOMİK
  •KISA FİLM&FRAGMAN
  •HABER
  •EGE
  •POLİTİKA